Öyle bir seyir defteri…

Bir dinozorun evrimi

11 Ocak 2009 Pazar, 00:44 | Musiki

Çok değil, bundan 4-5 sene önce “yeni” neredeyse hiçbir müzik dinleyemeyen bir insandım. 1980 genelde sınırımdı. Birkaç istisna grup dışında 1980’i bir-iki geçti mi olay sentetikleşir, o 80’lerin nefret ettiğim tarzı müzikleri sarar ve ben kendilerinden kaçarak uzaklaşırdım. 90’ların başındaki grunge dalgası zaten beni hiçbir zaman açmadı, o arada “zamane” müziklerinden koptum ve geçmişe verdim kendimi. 68’lerden 80’lere kadar favori dönemimdi. Tek tük yeni grupları saymazsak (Morphine, Blues Traveler gibi), sevdiğim gruplar ya dağılmış ya da ahı gitmiş vahı kalmış halde olduklarından pek konserlerle de aram olmuyordu.

Sonra… son birkaç senede internet sayesinde evrimleştim. Kendimi kapattığım 90-00’ler dönemindeki birçok grubu da araştırma ve dinleme şansım oldu. Ölçek artınca, aradan sevdiklerimi bulmak da kolay oluyor elbette. Ölüm böğürtülerine bile tahammül edebilir hale geldim. Daha önce kaldıramadığım İdris-vari müzikler (RIO) de kulağıma hoş gelmeye başladı.

Hala hayatta olup güzel müzik yapmaya devam eden “favori” gruplarım bile oluştu, rahatlıkla sevdiğim daha eski gruplarla yanyana koyabileceğim — Ayreon, Porcupine Tree, Nightwish, Ozric Tentacles ilk aklıma gelenler. Daha geçen gün Sonus Umbra isimli nefis bir Meksika grubu keşfettim örneğin. İlk iki albümlerine de bayıldım, 2005’te bir üçüncüsü çıkmış, dört gözle elime geçmesini bekliyorum.

Internet güzel bişi. Onsuz hayatım çok farklı olurdu herhalde.

  1. “Bir dinozorun evrimi” İçin Yapılan 2 Yorum

  2. dee 11 Ocak 2009 Pazar günü dedi ki :

    evet

  3. Baris Ozyurt 11 Ocak 2009 Pazar günü dedi ki :

    katiliyorum.

Bir Yorum Yazın