Öyle bir seyir defteri…

Kurye sefilliğinde yeni aşama

06 Ocak 2010 Çarşamba, 18:53 | Memat

Kuryeler genelde benim (ve çoğu kişinin tahmin ediyorum) başının belası. Normalde kargodan çok daha güvenli, hızlı ve kullanışlı olması gereken sistem; Türkiye’deki kurye firmalarının başarısızlığı ve onları kullanmaya devam eden firmalar sayesinde tam bir işkenceye dönüşüyor.

Kurye firması geldiği zaman illa kişiye teslim etmek istiyor, güya istediğiniz saatte geliriz diyorlar, bırakın saati istediğiniz günde bile genelde gelmiyorlar. Gelip bulamadıklarını iddia ettikleri zaman kağıt bırakmıyorlar, telefonla haber vermiyorlar. Teslim edemedikleri zaman, arayıp “kurye şubesinden” almak gibi bir olanağınız yok; illa adreste teslim edilmesi gerekiyor. Bir kere gelip döndükleri kaç gün ya da hafta sonra gelecekleri belli değil. Online takip etmek zaten hayal. Kısaca kuryenin canı çektiği zaman adreste değilseniz ya da o sırada tuvalete bile gittiyseniz yandınız.

TürkPort firması ve Garanti Bankası işbirliği ile kuryelerde daha önce yaşamadığım yeni bir boyutla tanıştım.

Çalıştığım kurumun banka kartını ATM yutunca, tarihinin dolmuş olduğu farkedildi — tabii bir sonraki aşama bankanın kapısını “niye bana kart yollamadınız önceden” diye çalmak oldu. Banka kayıtlarına baktı, Ekim sonunda kartın basıldığı, iki aydır kurye firmasının elinde olduğunu söyledi. Bu kurye firması ile sürekli sorun yaşadıkları, o nedenle yeni bir firmayla anlaşıldığını ancak bu kartın eski firma üzerinden gönderildiğini belirttiler. Kurye firmasını aradılar ama ulaşamadılar. Ben de kurumsal müşteri temsilcimi daha fazla meşgul etmemek için takip numarası ile beraber kurye firmasındaki ilgili kişinin iletişim bilgilerini aldım.

Firmanın web sitesine baktım, sadece bana verilen İstanbul telefonu vardı zaten. Aradım, açan olmadı. Tekrar aradım, Türk Telekom’un telesekreter servisi çıktı. Bir daha aradığımda sonunda santral yanıt verdi, iç hat numarasını çevirdim, kimse yok, başa döndü, uzun beklemeler sonunda birine ulaştım.

Beklediğimden çok daha acayip bir yanıtla karşılaştım. Bulunduğumuz Ankara’nın Yenimahalle ilçesine Çankaya Şubesi teslim yapıyormuş, şube kapandığından beri başka bir şubeye teslimat görevi verilmemiş, şu anda koskoca ilçeye hiç teslimat yapılamıyormuş. Kartım da İstanbul’daki merkezlerine geri dönmüş ve iki aydır (rakam ile 2) o nedenle teslim edilememiş. Ne zaman açılacağı belli olmayan şubeleri açılırsa, bu bekleyen teslimatları yapacaklarmış.

Gelip elden teslim alayım dediğimde, tahmin edebileceğiniz gibi yerinde teslim etmemiz gerekli dediler. Kartı almak için yapabileceğim tek iş, bankayı arayıp, adresi teslim edebilecekleri bir yere değiştirip; daha sonra kurye ile o adreste bulunabilmek için köşe kapmaca oynamak olabilirdi (tabii oraya da kaç yılda gelirse).

Şubemi aradım. Çözüm olarak şu anda dağıtımdaki kartı iptal edip, sıfırdan yeni kart basmayı ve yeni kuryeleri ile bu kez banka şubesine göndertmeyi teklif ettiler; en acısızı/hızlısı o olacağı için kabul ettim.

Tabii eski firmaya verdikleri mevcut kartların durumunu niye takip etmedikleri, aylardır teslim edilmeyenleri niye geri çağırıp yeni firmaları ile yollamayarak müşterilerini sefil ettiklerini Garanti Bankası’nda sorup yanıt alabileceğim bir muhattabım olsun isterdim (halamın da…).

Sonuç… “kurumsal” bir müşteri olarak “kurumsal” bankamızda haftalarca ATM’den işlem yapamayacağız. Yaşasın kuryeler, yaşasın TürkPort, yaşasın Garanti Bankası.

Bir Yorum Yazın