Öyle bir seyir defteri…

Sosyal Ağlar 101

12 Şubat 2011 Cumartesi, 20:47 | Memat

Dün Friendfeed, Twitter, Facebook ve Identi.ca hesapları oluşturarak, bir günün sonunda da birbirlerine ve günlüğüme bağlamayı (sanırım) başararak yıllardır uzak durduğum sosyal ağlara kıyısından bir adım atmış oldum.

Ben acemice bağlantıları ayarlamaya çalışırken Facebook’un “tanıyor olabileceğin kişiler” önerilerine hayran kalmadan edemedim. Her sayfa değiştirdiğimde tanıdığım insanları patır patır döküyordu. Tanıdıklarım da benzer biçimde hesaplarında beni görüp, “yav bu sen misin” diye sormaya ve beni eklemeye başlamışlardı bile. Ne biçim fişlenmişim girmeden bile…

Eskiden sosyal ağlarla başedecek vaktim yoktu. Hala da yok aslında. Facebook’un uygulamaları, ilişkileri, beğenmeleri, etiketleri hala bana çok uzak görünüyor. Ama en azından insanların sosyal ağlardaki “ilk heyecanı” geçtiği için, benden de o dünyaya ayak uydurma beklentilerinin daha az olacağını umuyorum.

Kafamdakileri toplayıp sözcüklere dökebildiğim zaman yazdığım bu günlükteki yazılarım o diyarlara da gidecek artık. Günlük yazısına dönüşemeyecek kadar ufak ama birkaç cümlede ifade edebileceklerimi de FriendFeed’e yazmayı (ve oradan diğerlerine dağılmasını) düşünüyorum. FriendFeed’in nispeten “basit” ve derli toplu bir kısa yazı ağ tarzı daha dişime göre gözüktü bana. Orada yazdıklarımı birkaç haftada bir toparlayıp bir günlük yazısı olarak geçme hayalindeyim. Tabii o kadar bişi bile yazar mıyım, zaman gösterecek.

Hala birincil iletişim araçlarımın e-posta ve jabber (gtalk) olduğunu unutmayın lütfeyn. Poklara, moklara, hediyelere, sohbetlere, vs yabancıyım. Hep yabancı da kalabilirim. Yanıt alamayınca bozulmayın, e-postayı deneyin. Bozulursanız da ayarınızla oynamamı beklemeyin :)

Beni cin çarptığını düşünenleri de, çıkarma ayinine bekliyorum…

Bir Yorum Yazın