Öyle bir seyir defteri…

Palamutbükü’nün Tabanvay Keşfi 2011/8

18 Eylül 2011 Pazar, 16:04 | Gezi

Bu sabah 6:05’te çıktığımda elektrikler kesikti, beraberinde sokak lambaları da yanmıyordu (g. Çok güzel bir görüntüydü gerçekten. Dakikalar ilerledikçe ayın ve güneşin ışıklarının etrafı aydınlatmasının yarattığı geçişi net olarak görebildim. Sokak lambalarının gece sokaklarda güvenle yürüyebilmek için gerekli olduğunun farkındayım ama bişiler de kaçırıyoruz onlar yüzünden.

Yaka Köyü tarafını keşfime bu kez de 75 olarak işaretlediğim kurumuş dere yatağından devam etmek niyetindeydim. Kumyeri Mahallesi’ni geçtikten hemen sonra gepegeniş bir dere yatağı idi. Hemencecik bitebilirdi de, şansımı denemem gerekiyordu.

Aparttan çıkmamla dönüş noktama varmam aşağı yukarı 40-45 dakikamı aldı. Yakın yerleri keşfettikçe, çapı büyütmek, asıl başlangıç noktasına varmak için daha fazla zaman harcamak gerekiyor. Mahallenin içinde yürürken ayakkabımla ıslak bişiye bastım. Boka bastım kesin diye kafamı çevirdiğimde bir incir gördüm. Kafamı yukarı kaldırdım elbette ve tadaaa, bir incir ağacı. Yine olgunlaşmış bir inciri alıp mideye indirmeyi ihmal etmedim.

Dere yatağına geldiğimde sola dönerek ilerlemeye başladım (sağa dönmek başka bir zamana). Boyumun üç katı büyüklüğünde bir tepenin yarısı dere tarafından aşındırılmış gibi duruyordu. Şu anda ilkbaharda bile buradan bu düzeyde su geçmesi zor gibi. Ben yürüdüm, yol hafif hafif sol yaparak devam etti, bir sürü ayrılan yol oldu. İlk başlıkta algılamadım, sonra GPS’te tek tek işaretlemeye başladım. Dere yatağı bir süre sonra Cumalı’ya giderken kullandığım karayolunu daha önce 17 olarak işaretlediğim noktada kesti. Buraya varana kadar 152-160 arasında birçok ayrım işaretledim.

Dere yatağının Cumalı yolunu kesmesi çok iyi oldu, o civardaki ayrımları tekrar keşfetmeye geldiğimde bu yolu tercih edebilirim. Palamutbükü’nden Kumyeri’ne çıkan yolun eğimi, Cumalı’dakine çok daha fazla ve yorucu olabiliyor :).

Ben yönümü bozmadan düz devam ettim. Sağa ve sola birçok kullanılan yan yol işaretlemeye (161-176) devam ettim. Bunların önemli bir kısmının başkalarının zeytinlik/bademliklerine girip bir süre sonra sonlandığını tahmin ediyorum. Aralarından birini keşfedecek olsaydım bu herhalde 170 olurdu.

Dere yatağında yürürken bir süre sonra da limanın sonundan verici tepesine giderken kullandığım yola çıktım (tahminim 48 ayrımından). Dere yatağı her yeri dolaşıyor gibi görünüyor :)

8:15 gibi aparta dönmüştüm. Normalde yaptığımdan biraz daha kısa bir yürüyüş oldu ama pek keyifliydi.

* * *

Not: Numaralara uygun bir halde koordinatları buradan, yürüyüşümün kaydını buradan GPX biçeminde indirebilirsiniz. GPX okuyan bir uygulamanız yoksa dert etmeyin, herhangi bir metin düzenleyicisi ile açsanız da okunur bir halde.

Bir Yorum Yazın