Öyle bir seyir defteri…

130!

03 Ekim 2004 Pazar, 10:18 | Memat

Düşünceler kovalarken beni, sabah oldu klasik olarak yatakta 30-40 dakika fazladan uyumaya çalışıp çok da başarılı olamayaraktan, Pazar’ın sabah 8’inde karga bokunu etmişkene uyandım. Kalktığımda gündüz yürüyüşüne hemen bu sabah yapmaya karar vermiştim. Hem de 11:00’deki LeKaDe toplantısına da dinç girerdim. Kalktım, bir su ishali daha boşalttım, dişimi fırçaladım. Bu arada aşağı inince, ulen yeni düzene başlıyoruz, hadi tartılayım da farkı bilelim dedim. Tartıya çıktım veee… 130! Son tartılmamdan beri 4-5 kilo vermiştim. Nisan 2002’deki askerlik için kilo sermeye karar vermemden daha da öncesine dönmüştüm (132 idim o sırada), kilom 2.5 sene geriye gitmişti en azından. Hoplaya zıplaya gittim, Didem’i uyandırdım, zavallım o uyumaya başlayalı 4 saat bile olmamış olmasına karşın küfretmeden uyanıp sevincimi paylaştı.

Bu arada ben 5 turdan 6 tura mı çıksam 7 tura mı çıksam diye düşünüyordum. 35 dakika olayı gibi bir nokta atışın saçma olduğuna, her insan bünyesine göre bu rakamın değişken olacağına tekrar kendimi ikna ettim. Üstelik benim bacaklarımı, belimi ve vücudumu güçlendirmem lazımdı. Bir tarafımın çok ağırlık ve dizimdeki problem nedeniyle egzersiz nedeniyle cortlama olasılığı yüksekti, sona eldeki bulgurdan da olabilirdim. Efendi olup 6 tur atmaya karar verdim…

Dellenmelerim bunla bitmedi, walkman uygulamasına hemen geçmeye karar verdim. Ben eskiden musikisiz yürümekten sıkılırdım, bu turlarda ise hiç müzik dinlemiyordum yanımda ağırlık taşımamak için. Bugün artık üstümde de eşofman olur, onun cebine koyarım dedim. Walkman’i buldum, ilk kulaklığın teki bozuktu ama ikinci bulduğum kulaklık sağlamdı, aletin pili yetersiz gözüküyordu, fotoğraf makinasından doldurulabilir pillerden iki tane söktüm, gene çalışmadı, kasetçalar kısmının bozulduğundan korkarken birkaç indi-bindi sonrası çalıştı. Dışarıya kafamı uzattığımda ise havanın o kadar soğuk olmadığını farkettim (güneş efekti). Gene kısa kollu tişört (daha önce üzerime olmayan ama artık olanlardan) ve altta eşofmanla çıktım. Tabii eşofmanın cebi iyi bir seçim değildi, hem kulaklık kordonu kısaydı, hem de eşofmanı aşağı çekecekti. Elimde de olsa taşırım şeklinde cep telefonu kronometresini başlatıp, yanıma anahtarlığımı alıp fırladım.

Sayfalar: 1 2 3 4

Bir Yorum Yazın

You are logged in as . To logout, click here.